Attention

Mesaj Önizleme 
Günaha Girmenin Sebebi Bilmemek mi? (1)
Yazar Mesaj
sultana_sevdali Çevrimdışı
Özel Üye
****
Emekli Mod

Mesajlar: 3,598
Katılım: Jun 2006
Karma Puanı: 687
Mesaj: #1
Günaha Girmenin Sebebi Bilmemek mi? (1)
Rabbimiz Teâla, Adem [A.S]'a insanoğlunun yeryüzünde kullanacağı bütün lisanları öğretmiştir. Şeftaliye kokuyu, koyuna sütü, arıya bal vermesini öğreten Allahu Teâla'nın, bir nebisine bütün lisanları bildirmesi, yeryüzünde bulunan ilimleri öğretmesi, Allah'ın azametine göre bir sineğin gözü, bir devenin tırnağı gibi küçük bir mesele ama insanoğluna göre büyük meseledir.

Yoksa bazı filozofların dediği gibi İlk insan cahildi, bir şey bilmezdi' demek doğru değildir, ilk insan Adem [A.S] İlimsiz değildi, [hâşâ] vahşi hayvan gibi hiç değildi. Bu anlayış batı felsefesine aittir.

Rabbimiz Teâla, Adem (A.S)'a Arapça, Farsça, İbranice gibi dünyada kullanılan ana dilleri, fizikî, kimyevî, tıbbî, astronomi ile teknolojik bilgilerin ihtiva ettiği bütün bilgileri, bunlarla ilgili her ilim dalını öğretmiştir. Terzilik, kunduracılık, dokumacılık, marangozluk...

Böylelikle Allahu Teâla Adem (AS)'a adeta:

'Evlatlarına söyle!..

Sana her türlü sanatı öğrettim, isterseniz, bunlarla dünyayı mamur edin, kıyamete kadar insanlığa ne gerekirse, o teknolojiyi gerçekleştirin. Bununla beraber sana, dini de öğretiyorum.

Ama sen dini, şer'i hükümleri yanlış değerlendirip sadece dünyaya yönelme, dini kullanarak sadece dünyanı imar etme' demek istedi.

"Çünkü insanlar böyle bir babanın evladıdır. Onun hali-fesidirler. Onun için bu nimetin kıymetini bilmeli, bu kardeşliği takdir etmelidir. Hiçbir insan, bu alemde kendisi asalet davası ile yaşamaya çalışmamalı, büyük bir cemaat halinde kardeşlik içinde hayat sürmelidir.

Bu hayat içinde de kendi hükümlerini değil, Allahu Teâla'nın hükümlerini, kanunlarını tatbik etmelidir, işte o zaman meleklerin kendilerine nasıl hizmet edeceklerini göreceklerdir." (Elmalılı, Hak Dini Kur'an Dili. I, 319)

"Günaha girmek ardından da tövbe edebilmek Adem (A.S) ve diğer peygamberlere uymanın bir esasıdır. Evladın ecdadına uyması ne güzeldir!.. Ademoğlu'nun günahkâr olması şaşılacak bir iş değildir.

Babasının yolundan giden övülür. Zira babasına benzeyen haddi aşmış sayılmaz. Kusur işlemek babadan kalma bir mirastır.

Evlat babasına benzeyebilir. Ama bu benzeme her yönüyle olmalıdır. Baba vaktiyle kırdığını sardığı, yıktığını yaptığı gibi evlat da aynı şekilde yapmalıdır. Hatalarını telâfi etmelidir.

Nitekim Adem (A.S) günaha girdiğinde -ki nebiler aslında günahsızdır. Onların günahları asla bizim günahlarımıza benzemez ve buna zelle denir- tövbe etti ve pişmanlık ateşi ile yandı.

Ademoğlu kusur işlerken Adem (A.S)'a tabi oluyorsa, tövbe ederken de bir insan olarak onun gibi pişmanlık duymalıdır. Hata işlemek insanın yaratılışında vardır. Hatasız insan olmaz. Ademoğlu tövbekardır. Hiç günah işlememek meleklere mahsustur." (İmamı Gazâlî, ihya, IV,

Rasulullah (s.a.v) efendimiz şöyle buyurur:

"Her Ademoğlu hata işler. Hata işleyenlerin en iyileri tövbekar olanlardır." (Tirmizî, Kıyame, 49; ibn Mace, Zühd, 30; Ahmed, el-Müsned, III, 198)

İlim denilen hakikat, alim denilen kemâlat işte bu noktada başladı. Gözle gördüğümüz şu dünyadaki yaratılmışlara eşya dersek, bu eşyayı anlayacak en kamil insan olarak Allahu Teâla Adem (A.S)'ı yarattı. Onu eşyaya esir olarak değil, hakim olarak var etti.

Adem (A.S)'ın en önemli sıfatı ilk insan olmasıdır. Peygamberlik sıfatı ondan sonra gelir. Burada önemli olan, onun insan olarak mükemmel oluşudur. Her insan bu mükemmellikte yaratılmıştır. Ne var ki Adem (A.S) peygamber seçilmiştir.

Adem (A.S) her türlü sanatı evlatlarına öğretti ama eşyaya rağbet etmedi, ilâhi sanatını dünyalık nimete dönüştürmedi. Allahu Teâla'nın emri onda üstün geldi. Şu halde buradan ortaya çıkan mesele nedir? Mesele şudur:

Önemli olan dinin kuvvetlenmesidir. Dünyevi hayatımızda, ilâhi hükümleri hakir görmemektir. Geçim derdini önemseyip dini ihmal etmemektir.

Eğer insanlık bir aile ise, bu ailenin babası senin, benim babam Adem (A.S) işte bunu gerçekleştirmiştir. Onun için bütün insanlık aleminin tarihi araştırılsa ortaya çıkacak olan netice şudur:

" Alimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler miras olarak ne dinar ne dirhem bırakırlar. Onlar miras olarak ilim bırakırlar. Kim ilim elde ederse, bol bir nasip elde etmiştir" (Ebu Davud, ilim, 1; Tirmizî, ilim, 19; İ.Mace, Mukaddime, 17) hadisinin sırrı gereğince Arif-i billah olan alimler ve velilerle dünya ve ahiret hayatının dengesi kurula gelmiştir. Nebiler, veliler, arifler, salihler, şehitler, binanın direkleri, sütunları gibi hep denge unsuru olmuşlardır.

Şu halde bir şeyler bilmiş olmak Allahu Teâla'nın bize ihsanıdır. Bu nimeti Rabbimiz Teâla, ilk insan Adem (A.S)'a vermiş; babamızdan da bize miras kalmıştır. Onun için bilmemiz gereken gerçek ilim Hakk'ı tanıtan, bilen ilimdir.

İmamı Gazâlî Hazretleri şöyle diyor:

" Bir insan, Allahu Teâla ilgili her meseleyi; zikir, ibadet, itaat, kalp temizliği, nefsin cefası ve hileleri, şeytanın aldatmacalarını sırf AllahuTeâla'ya yaklaşmak için bilirse, o insan hakikaten her şeyi bilmiş olur.

Eğer o insan, bunun zıddını yapmaya çalışırsa, dünyanın en münevver insanı, en büyük üstadı da olsa, o insan gerçekte hiçbir şey bilmemiş olur."

Allahu Teâla'yı bilen hakikatte her şeyi bilir. Çünkü Allah'a giden yolda, alıp verdiğimiz nefesler sayısı kadar yol vardır, insanoğlu, Allahu Teâla'nın sıfatlarından hangisine yapışırsa Allah'a ulaşmış olur. Bu yüzden Allah'ın, kullarına verdiği en büyük nimeti ilim olmuştur. Hiçbir peygamber dünyayı ihmal ederek ahirete yönelmemiştir.

DİKKAT sultana_Sevdali BİR MOSTAR DERGİSİ GÖNÜLLÜSÜDÜR!!!!

MOSTAR DERGİSİ kültür erozyonuna karşı her ay dikilen bir ağaçtır!!!
03-07-2007 07:08 PM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Attention

Mesaj Önizleme 


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Günaha Girmenin Sebebi Bilmemek mi? (2) sultana_sevdali 0 69 03-07-2007 07:09 PM
Son Mesaj: sultana_sevdali

Foruma Git:

Bize UlaşınWebVadisiEn Üste Dönİçeriğe DönArşivRSS Beslemesi